SON DAKİKA :
Sitene Ekle   Giriş Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   Reklam   Künye   Kurumsal   Matbaa Hizmetleri   Bize Ulaşın  
   • ANASAYFA
   • GÜNCEL
   • SİYASET
   • HABERLER
   • SAĞLIK
   • SPOR
   • YAZARLAR
   • FOTO GALERİ
   • E-GAZETE
 
   EN ÇOK OKUNANLAR
• HALKIN KARARI 12 EYLÜL’DE
• AVUKATLAR: ’’KARANLIKLARIN AYDINLIĞI İÇİN EVET’’
• TÜZÜN, RESTİ GÖRDÜ
• HÜZÜNLÜ BİR İFTAR
• ADALET BAKANLIĞININ YETKİSİ SEMBOLİK BİR HALE GELİYOR
• ’’İNSANI YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN’’
• ’’S’’ PLAKA İHALESİ YAPILDI
• SÖĞÜT’TEN 3 KITAYA
• BOZÜYÜK’TE EĞİTİM ÇITASI HER GEÇEN GÜN YÜKSELİYOR
• ŞEYH EDEBALI PİS KOKULARDAN KURTULUYOR
 
   HAVA DURUMU
 

ANKET  



  » Site Ziyaret Bilgileri
  Bugün : 680 
  Toplam : 3071853 
 
NECATİ TAYYAR TAŞ - İl Müftüsü YAZARLAR
» BİR ÂYETİN YORUMU
Tarih : 05/02/2010

Bakara Suresinin 208. âyeti: “Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslâm’a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.” Hazreti İkrime’ye göre bu âyette, İslâm’a girmeleri istenen insanlardan maksat, Hz. Muhammede iman eden müminlerdir. Müminlerin İslâm’a girmeleri demek ise, onların, İslâm’ın bütün emirlerini yaşamalarını istemektir. Yâni, Ey müminler! İslâm’ı nefes nefes teneffüs edin. Selâmet, saâdet ve emniyet dini olan İslâm’ı bütünüyle yaşayın. Hayatınızı tamamıyla Allah’a teslim edin. Bütün eylemlerinizde ve söylemlerinizde Allah’ı söz sahibi kılın. Çünkü Allah, mülkün sahibi, hükmün efendisidir. Hiçbir an Allah’ın kulu olduğunuzu unutmayın. Müslüman olarak doğdunuz, Müslüman olarak yaşayın ve Müslüman olarak ölün.

Hayatı / hayatınızı sakın parçalamayın. Yâni hayatınızın bazı bölümlerinde Allah’ın kulu, bazı bölümlerinde de başkalarının kulu olmayın. Unutmayınız ki, Allah’a kul olanlar başkalarına köle olmazlar. Köleler ve kölelikler, gayrilere kul olmanın sonucudur. Onun için, bazen Allah’ı, bazen de başkalarını râzı etmeye çalışmayın. Hayatınızın ibâdet bölümlerine Allah’ı karıştırıp öteki bölümlerinde başkalarına söz hakkı vererek şirke düşmeyin. İslâm’ı bir bütün olarak kabul edin. İslâm’ı parçalamaya kalkmayın. Emirlerin ve yasakların bazılarına evet, bazılarına hayır demeyin. İslâm’ın ekonomisini de, mîras konusunu da, kazanma ve harcama anlayışını da kabul edin. İslâm, tepeden tırnağa müslümanın günlük hayatında olmalıdır. Günlük hayatınıza tesir etmeyen ve hatta günlük hayatınızın her ânında bulunmayan din sizin dininiz olmaz / olamaz!

İnancınızın gereğini şuur derecesinde yapmak ve yaptıklarınızı mutlaka “asrın idrâkine” sunmak zorundasınız. Değilse, sadece inandık demek yetmeyecektir. Rabbimiz, iman ve amel bütünlüğü içinde İslâm’a girin buyurmaktadır. İmanlarınızla, iddialarınızla hayatınızı ve amellerinizi barıştırın. İmanla amelini barıştırmayan insan, İslâm’a nasıl girecek, İslâm’ın ikliminde nasıl dirilecek ve başkalarını nasıl ihyâ edecektir. İman olmadan amel, amel olmadan iman ha! Aman yârabbi! Bilinmezmi ki, amelsiz iman, ışık vermeyen lamba, sûret göstermeyen ayna, enerjik ve dinamik olmayan statik bir nesnedir. Bilinmezmi ki, amelsiz iman kuraktır, kadittir, çoraktır, çirozdur. Bilinmezmi ki, iman, kalbe yerleşip, amellere hâkim olan bir ruhtur. Bilinmezmi ki, ruhsuz beden, cevhersiz madde, Kur’ansız hayat, Allahsız kâinât olmaz!

Bir başka ifadeyle, imanlarınızla amelleriniz barışsın, kalplerinizle kafalarınız barışsın, düşüncelerinizle hareketleriniz barışsın, tabiatınızla tabiat barışsın. Barışsın da, kendi içinizde barışa girin. İnançlarınızla hayatlarınız başka başka olup, içinizde ve dışınızda bir savaş yaşamayın. Kendi kendinizle savaşırsanız sizi kuşatan şeytanlarla nasıl savaşırsınız?

Veya ey dilleriyle inandıklarını söyleyen ve fakat kalpleriyle inanmayan münâfıklar veya ey sadece iman iddiasında bulunup da inançlarını amelle hayatlarında görüntüleyemeyenler! İmanlarınızı amellerinizle resmedin. Resmedin ki, size bakanlar sizde İslâm’ı görsünler ve hatta sizi öldürmeye yeltenenler sizde ebedî kurtuluşa ersinler. Bazıları da bu iman edenler tabirini ve hitabını ehl-i kitap olarak yorumlamaya çalışmışlar. O zaman da, ey ehl-i kitap! Sizler de Allah’ın emrettiği ve peygamberinin bellettiği şekilde İslâm’a girin, demek olur. Yâni sizler de sulh edin, sulhu isteyin! Tevhit ve nübüvvet inancınızı şirkten koruyarak, şirke bulaştırmayarak, şirke bulamayarak, şirkten arındırarak İslâm’a girin.

Müslümanlar bütünüyle İslâm’a dâvet edilirken, bir de aman ha, “şeytanın adımlarını izlemeyin” diye ısrarla uyarılıyor. “Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.” Eğer ona uyarsanız ve onun yolunda olursanız, o sizi şu veya bu şekilde selâm, selâmet, emniyet, sulh, sükûn, barış dini olan İslâm’dan uzaklaştırmak ister. Allah korusun, siz de böylece uzaklaşır gidersiniz de kaybedenlerden olursunuz. Zira, “İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!” 7/16.17. Evet, cennetten kovulduğu günden beri doğru yolun üzerinde oturan şeytanın, akılları durduran şeytanlığıyla yaptığı ve yapacağı bir şeytanlığı yine Kur’andan dinleyelim: “Hüdhüd kuşu, Hz. Süleyman’a dedi ki: Gerçekten, onlara (Sebe’lilere) hükümdarlık eden, kendisine her şey verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadınla karşılaştım. Onun (Sebe melikesi Belkıs) ve kavminin Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan kendilerine bu yaptıklarını süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş, onun için onlar doğru yolu bulamıyorlar." 27/ 23.24.27/ 23.24.

+ Paylaş
Paylaş: Facebook Paylaş: Google Paylaş: Yahoo Paylaş: Mr. Wong Paylaş: Oneview Paylaş: Linkarena Paylaş: Folkd Paylaş: Digg Paylaş: Del.icio.us Paylaş: Reddit Paylaş: Jumptags Paylaş: Simpy Paylaş: StumbleUpon Paylaş: Slashdot Paylaş: Propeller Paylaş: Furl Paylaş: Spurl Paylaş: Blinklist Paylaş: Blogmarks Paylaş: Diigo Paylaş: Technorati Paylaş: Newsvine Paylaş: Blinkbits Paylaş: Ma.Gnolia Paylaş: Smarking Paylaş: Netvouz
NECATİ TAYYAR TAŞ Önceki Yazıları :
» ZEKÂT İSLAM’IN KÖPRÜSÜDÜR
03/09/2010
» RAMAZAN İFTARİYESİ
27/08/2010
» RAMAZAN İKLİMİ
20/08/2010
» NASIL BİR RAMAZAN
13/08/2010
» ÖZLENEN VE GÖZLENEN RAMAZANLAR
06/08/2010
» İKİ İMAM
30/07/2010
» ’’BERÂT KANDİLİ’’
26/07/2010
» ANADOLU ANASININ NİNNİLERİ
16/07/2010
» ETİK VE ESTETİK
09/07/2010
» İLETİŞİMDE DİN VE ESTETİK
02/07/2010
» ELLER BİR BAŞKADIR
25/06/2010
» ÜÇ AYLAR
18/06/2010
» REGAİP KANDİLİ
17/06/2010
» FETİH VE FATİH
28/05/2010
» KUR’AN’DAN BİR NEFES
14/05/2010
» ELİ ÖPÜLECEK ANALAR
07/05/2010
» ARS SURESİ
30/04/2010
» GENÇLİĞİMİZ
23/04/2010
» KUTLU DOĞUMU ANLAMAK
16/04/2010
» EDEP VE HAYA
26/03/2010
   DİĞER YAZARLAR
   ALİ ERDAL
Edebiyatçı - Yazar  
HAYAL EDELİM!..
   ŞADİ ERDAL
Sahibi  
MOLLA KASIMLAR
   MÜCAHİD ERDAL
Yazı İşleri Müdürü  
REFERANDUM ÇALIŞMALARI KRİTİĞİ -3-
   HİKMET ÖZTÜRK
  
"KİMDEN KURTULDUK!..."
   İSMET CEP
Bozüyük Temsilcisi  
BAŞKAN’IN OYLAR REFERANDUMDA ORTAYA ÇIKACAK
   FERRUH ERDOĞAN
Ziraat Mühendisi  
SU KAYNAKLARININ ÖNEMİ
   KORAY ÖZTEKİN
Bilgisayar Müh.  
GOOGLE’DAN HABERLER
   AHMET RIFAT SAĞLAM
  
ÜÇ KİTAP VE İNSANA DÜŞEN

SAKARYA GAZETESİ © 2008     Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım & Uygulama : Localveri Yazılım